|
Anasayfa |
|
Atatürk
İnsan Öldürmedi (!); Sadece Kürdleri Katletti.. Sevan
Nişanyan / Aralık 2011
Facebook profilimde gırgırına yazdığım bir cümle var. Gencin biri ona
takmış, bana sitem etmiş:
"merhaba sevan bey, ben sizin henüz kitaplarını okumadım ama bazı
programlarda fikirlerinizi dinledim... Facebook sayfanızda Atatürkün
insan öldürdüğünü ima etmişsiniz. Lütfen sizden rica ediyorum beni
aydınlatır mısınız, Atatürk nerede insan öldürmüştür? Ha bizim namusumuzu,
özgürlüğümüzü savunduğu savaşlarda insan öldürdüğünü söylüyorsanız o
savaşta olmayı ben şeref kabul ediyorum. Onu da bilmenizi isterim
!"
Dayanamadım, etraflıca cevap yazdım.
Dayı gazete mi okumuyorsun?
Sırf Dersimde 13.000 kişiyi köpek gibi itlaf ettirdi, hem silahlarını
toplatıp liderlerini bertaraf ettirdikten sonra. İsyan misyan ettikleri
yoktu, korkudan paniğe kapılmış taş devri aşiretleri idiler. Devlet
başkanının alkol ve iktidar hastalığıyla zıvanadan çıkmış fantezisinin
eseri, Almanlar yapıyorsa bizim neyimiz eksikten öte bir mantığı olmayan
bir manasız katliamdı. Başbakan İnönüyü olmaz artık bu kadar dediği
için görevden aldı, yerine emirlerine daha kolay boyun eğecek bir yalaka
getirdi. Av operasyonunu baştan sona bizzat idare etti.
1930da Zilan vadisinde katledilen köylülerin sayısı belirsizdir.
Devlet başkanının şahsi emriyle kadın, yaşlı, çoluk çocuk belki 10.000
Kürd öldürüldü. Daha geri git: 1925te bütün Kürdistanda kaç bin kişi
idam edildi, kaç on bin kişi dağda bayırda katledildi belli değildir.
Koskoca Genç kasabası gazi hazretlerinin emriyle taş üstüne taş
bırakmamacasına yok edildi. [şimdi adı genç olan kasaba değil, eski il
merkezi; yerinde yeller eser.] 1930da Menemen kasabasının da havadan
bombalanarak yok edilmesini emretti; gene İsmetin tavassutuyla vaz
geçirdiler.
1925te devlet başkanının kaprisi doğrultusunda şapka giymeyi reddetti
diye memlekette onlarca kişi çarşı meydanlarında asıldı. Şapkaya karşı
gösteri oldu diye Rize şehrini denizden topa tuttular. Hasbelkader kendini
devlet başkanı ilan ettirmiş generalin teki herkes kafasına külah takacak
yahut sakallar tıraş edilecek diye emretse, sen olsan ne yapardın? Seni
bilmem ama ben inadına sakal uzatırdım gibi geliyor bana.
Milli Mücadelenin ilk günlerinde yanında duran hemen herkesi 1925-26da
iktidarını pekiştirdikten sonra idam ettirdi, bilir misin?
Milli Mücadelenin başlıca finansörü olan Cavit, Sivas Kongresine ittihat
ve Terakki örgütünün desteğini getiren Vasıf asıldı; Milli Mücadelenin
İstanbul ayağını örgütleyen Kara Kemal saklandığı kümeste kendini öldürdü.
Liseden beri en yakın arkadaşı ve Ankaradaki ilk günlerinde oda arkadaşı
olan Albay Arif Beyin idam kararını imzaladığı gece parti verip sabaha
kadar dans etti; herkesi de zorla dans ettirdi. Raufu, Halide Edipi ve
Adnan Adıvarı da astıracaktı; vaktinde haber alıp kaçtılar. Karabekirin
idamı için emir verdi; gene İsmetin araya girmesiyle, ordu ayaklanır
diyerek vaz geçirdiler. Karabekir kimdi? Vahdettinin ve İngilizlerin
adamı diye bilinen Mustafa Kemali Erzurum Kongresinde Milli Mücadele
ekibine kabul ettiren ve liderliğe gelmesini sağlayan kişiydi. Onu da yok
etmek istedi; beceremedi.
1923te Mecliste kendisini diktatörlükle suçlayan Ahmet Şükrü Beyi
Çankaya bahçesinde şahsi muhafız alayının başı olan Topal Osmana öldürttü.
Çok fazla tepki alınca bu sefer Topal Osmanı öldürttü. Bundan iki ay önce
aynı yerde, 3 yıllık sevgilisi ve muhtemelen gayrimeşru çocuğunun babası
olan Fikriyeyi kafasının arkasından vurarak öldürdüler. Tetiği bizzat
kendisinin çektiği rivayet edilir, ama kesin kanıtı yoktur.
Bundan birkaç ay sonra karısının kuzeni ve Halit Ziya Uşaklıgilin oğlu
olan Vedat, Çankaya köşkünde intihar etti. Onun da hikâyesi çoktur, ama
başka zaman anlatılması daha doğru olur.
Milli Mücadele sırasında bizzat başkomutana bağlı ve onun emriyle iş yapan
İstiklal Mahkemeleri 9000 civarında insanı sorgusuz sualsiz idam etti.
Bunların ezici çoğunluğu 7 yıl süren savaşta sefil olmuş, ocağı batmış,
ittihatçı manyaklığından takati tükenmiş zavallı Anadolu köylüleriydi.
Milli Mücadele adı verilen yunan harbinde şehit olan asker sayısı,
İstiklal Mahkemelerince idam edilenlerden azdır, farkında mısın? [Genelkurmay
kayıtlarına göre yunan ve Ermeni harplerinde ölen asker sayısı 9177.]
Dünya harbinin son günlerinde Filistinde iki adet orduyu [merak ediyorsan
7. ve 8. ordular] bütün mevcuduyla İngilizlere esir verdi; beceriksizlik
mi yoksa danışıklı dövüş mü, henüz aydınlığa kavuşmuş konu değildir. Kalan
bir avuç askeriyle ricat ederken Halepte Araplar ayaklanıp gösteri yaptı
diye kentin ana caddesinde mitralyöz kurup sivil halkın üstüne ateş
açtırdı. Kaç kişinin öldüğü belli değildir.
Çanakkalede ve Bitlis cephesinde hadi diyelim ki savaş vardı; aldığı
emirleri yerine getirdi; onlar cinayet sayılmaz. Ya Libyaya ne diyeceksin?
Osmanlı hükümetinin müdahale etmeme kararına rağmen, İttihat ve
Terakkinin gizli teşkilatının emriyle tebdil-i kıyafet edip 1912de
Libyaya çıktılar; sözde İtalyanlara karşı direniş örgütlediler.
İtalyanlara karşı tek kurşun atamadılar gerçi, ama arada yüzlerce gariban
Arabı direnişe karşı çıktı yahut İtalyanlarla yaşamaktan memnun oldu diye
katlettiler.
Aklında bulunsun: cinayet işine gireceksen büyük gireceksin. On kişi
öldürsen karın deşen Jack diye namın çıkar. yüz bin kişi öldürsen vatan
kurtaran kahraman olursun, ilkokul sınıflarına fotoğrafını asarlar.
Misal: 33 sivil Kürdü öldürdü diye General Mustafa Muğlalıyı katil ilan
ettiler. Adamcağız hapislerde öldü; Vanda bir kıytırık kışlaya verdikleri
adını zorla kaldırttılar. Ötekisi Zilan vadisinde 44 tane köyü yakıp
ahalisini topyekûn kılıçtan geçirdi. Kışlayı bırak, memleketin her
kasabasında caddesi, meydanı, heykeli, okulu, stadyumu var.
Tahmin ediyorum ki gençsin.
Koyun güdücülerin propagandasından kendini kurtarmaya çalış; ilkokul
kitaplarında okuduğun her şeye kanma. o savaşlarda olmayı şeref kabul
ediyorum gibi afili cümlelere de boş ver, kendini gülünç duruma
düşürmekten başka şeye yaramaz.
Selamlar
Sevan Nişanyan
Bu makale Sevan Nişanyan'ın
Facebook sayfasından alındı
|
|
|