GENOCIDE-1938-DERSİM SOYKIRIMI
Araştırma, Anlama ve Anlatma Merkezi

 
Anasayfa  

   arinc1Siyasette yine Dersim tartışması alevlendi. Dersim konusunda dün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenen Başbakan Erdoğan, CHP’yi tarihini bilmemekle ve yüzleşmekten çekinmekle suçladı. Erdoğan'a yanıt veren Kılıçdaroğlu Dersim’i televizyonda tartışmayı önerdi. Konuyla ilgili son değerlendirme Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'tan geldi. Arınç, tarihle yüzleşmek adına ''Dersim Olayları''na dair bütün gerçeklerin ortaya çıkarılması için Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulabileceğini söyledi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Antalya’nın Alanya İlçesi’nde ilçe protokolü ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Arınç, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün ’Dersim İsyanı’ ile ilgili açıklamalarını değerlendirdi. 1930’lu yılların ortalarında ’Dersim İsyanı’ diye bilinen çok zor bir dönem yaşandığını belirten Arınç, "Çünkü o günleri yaşayanların ifadesiyle insanlar sığındıkları yerde bombalanmak suretiyle, Sabiha Gökçen’in de içinde bulunduğu uçaktan atılan bombalarla fareler gibi öldürüldüklerini ve toplu olarak katliam yaşandığını söylüyorlar" dedi. Bu bilgilerin sadece Dersim Olayları sonrası idam edilen Seyit Rıza’nın iddiaları olmadığını kaydeden Arınç, "Bu sadece Seyit Rıza’nın değil, onunla birlikte olanların da çocuklarıyla, kadınlarıyla, hayatta kalanların sürüldüğünü, çocukların başkalarına evlatlık olarak verildiğini, ’Dersim’in Kayıp Çocukları’ isimli kitaplar da yazıldığını biliyoruz. Şüphesiz Atatürk hayattadır ve İsmet Paşa Başbakan’dır ve sorumlu bir hükümet de vardır, Cumhuriyet Halk Partisi hükümetidir. Dolayısıyla alemde hiçbir gerçek gizli kalmamalıdır. Dersim gerçeği bugün ortaya çıkarılmalı ve tarihimizle yüzleşmeliyiz" diye konuştu.

MUĞLALI KIŞLASI’NIN ADI DEĞİŞTİ

Van’ın Özalp İlçesi’nde Orgeneral Mustafa Muğlalı Kışlası’nın adının değiştirildiğini hatırlatan Arınç, şunları söyledi:

"Nasıl Mustafa Muğlalı’nın ismi yanlış olarak bir kışlaya verilmiş ve yıllar sonra o kışladan ismi kaldırılmışsa. 33 suçsuz insanı kurşuna dizen General Mustafa Muğlalı, askeri mahkeme tarafından yargılanmış ve mahkum edilmiş, hayatını cezaevinde kaybetmişse. Halka karşı işlediği suçun karşılığı hiçbir zaman olayın yaşandığı yerdeki kışlaya isminin verilmemesiydi. Sağolsun bu yanlış bugünkü komutanlarımız tarafından giderildi ve bir şehit astsubayımızın ismi o kışlaya verildi."

DERSİM’İN BÜTÜN GERÇEKLERİ AÇIKLANMALI, ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULABİLİR

Bugün de Dersim’le ilgili bu kadar gizli kapaklı şey konuşmaya hiç gerek yok diyen Arınç, "Tarihimizle yüzleşmek adına Dersim’in bütün gerçekleri açıklanmalı ve bu konu gerek o zamanki siyasetçilerin varsa yanlışları, varsa doğruları, halka karşı ne yapıldığı, isyanın ana sebepleri, isyana karışanların kimlikleri ve isyandan sonra yaşananlar, bir tarih süzgecinden geçirilerek ortaya konulmalıdır. Bununla ilgili olarak Meclis’te bir araştırma komisyonu dahi kurulabilir. Biz gerçeklerin bizi acıtsa bile ortaya çıkmasından yanayız."diye konuştu.

ÖNEMLİ OLAN KILIÇDAROĞLU’NUN TUTUMU
Hükümet olarak gerçeklerin ortaya çıkmasından yana olduklarını vurgulayan Arınç, "Türkiye’de herkesin Dersim’de yaşananları bilmesi gerekiyor. O bölgenin bir milletvekilinin Dersim’de yaşananlarla ilgili olarak kendi partisini sorumlu tutan davranışı bence önemlidir. Ben o kişinin avukatı değilim ama o partide bu konuşmaya karşı çıkanlar vardır. Ayrıca bir toplantı yaparak bu kişiyi suçlamışlar ve partiden adeta ihracını istemişlerdir. Burada önemli olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumudur. Çünkü bu kişi Tuncelilidir. Hatta o isyan ve isyan sonrasındaki şikayetlerini o zamanın İhsan Sabri Çağlayangil’e anlattığı bilinmektedir. Demek ki o olaydan kendisinin de şikayetçi olduğu bir gerçektir" diye konuştu.
 

GEÇMİŞLE YÜZLEŞMELİYİZ
Dersim konusunda açıklama yapan Hüseyin Aygün’e yönelik ’despot’ bir tavır takınılmasını CHP’nin bir iç sorunu olarak gördüğünü dile getiren Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle konuştu: "Genel Başkanı ile partisinin daha önce hesaplaşması mümkün olabilir. Ama bu konu bu kadar konuşulduktan sonra Meclis zabıtları da dahil olmak üzere, olayın canlı tanıkları da dahil olmak üzere, o güne ait kitaplar yazmış araştırmalar yapmış insanlar da dahil olmak üzere, mutlaka gerçekler ortaya çıkarılmalıdır ve yine kendi şahsi düşüncem eğer bir Meclis araştırma komisyonu bu amaçla kurulursa, nasıl kurulacağını iç tüzüğümüz gösteriyor, doğrusu Meclis’in yapacağı çok hayırlı bir faaliyet olarak da görebiliriz.

İSKİLİPLİ ATIF HOCA KONUSU ÜZERİNDE DE DURULMALI
Tarihimizle yüzleşeceğimiz şeyler sadece Dersim’den de ibaret değildir diyen Arınç, "Mesela İskilipli Atıf Hoca konusu da üzerinde durulması gereken bir konudur. Merhum İskilipli Atıf Hoca’nın neyle suçlandığı, niçin idama mahkum edildiği ve ona karşı yöneltilen adeta zulmü Türkiye’nin de artık konuşması lazım." (dha) 19 Kasım 2011